MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli Tarafından Tohumu Atılan Terörsüz Türkiye Süreci, hem siyasilerin hem de Türk halkının gündeminde ilk sırada yer alıyor.
Ayrıca;
Cumhur başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın sık sık İç Cephe vurgusuyla sıcaklığını ve tazeliğini an ve an muhafaza eden bu süreç bugün dünyanin her yerinden titizlikle takip ediliyor.
Terörsüz Türkiye Sürecini Özetlersek;
2024 yılı ekim ayında sayın Bahceli’nin meclis açılış konuşmasında ki çıkışıyla başladı.
2025 yılında terör örgütlerinin fesih edilmesi ,silahsızlanma, grup görüşmelerinin yapılması,hazırlıkların tamamlanması ve gerekli adımların atılması için meclis içerisinde komisyon oluşturuldu.
2026 yılında komisyonun raporları doğrultusunda yasal düzenlemeler tamamlandı ve Kamuoyunda "çerçeve yasa" olarak bilinen Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi kabul edildi.
Süreç aşamasında kim ne dedi,kimler ile görüşüldü, yasaya evet diyenler, çekimser kalanlar, hayır diyenler kimlerdi.
Bütün buları , ezbere bildiğinize inanıyorum.
Terörsüz Türkiye sürecinin en başından, çerçeve yasanın kabulüne kadar;
Bazı siyasi partilerin liderleri ve siyasiler, bürokratlar, alınan bu politik kararların karşısında yer aldı.
Hukukçularımızın bir kısmı , adaletsizlik yapıldığını savundu.
Çeşitli sivil toplum örgütleri ise;
Vatanı için; cephede savaşan ve ağır bedeller ödeyen Gazilerimize ,
evlatlarını toprağa veren analara, babalara ve şehit yakınlarına haksızlık edildiğini düşündü.
Tüm reaksiyonlar,
Edirne’ den Kars’a,Hatay’dan Sinop’a kadar bu coğrafyada yaşayan bir çok insanın zihnini bulandırdı.
Sürecin karşısında duranlar , sırf muhalefet yapmak, farkındalık oluşturmak, popilizim kazanmak için mi bunları yapıyor !
Hayır..
Çünkü, korkuyorlar.
Çünkü, endişeleniyorlar.
Çünkü, tedirgin oluyorlar.
Çünkü,Atalarımızın, yedi ceddimizin kök saldığı bu topraklarda,Türk’ü,kürdü, alevisi ve farklı inanışları olan etnik gruplar ile birlikte yıllarca barış ve huzur içinde yaşamışılar.Bu cennet vatanın sukunetine ebediyen ihtiyacımız var.Çocuklarımız var.Hedeflerimiz var.
Geleceğimizi tehdit altına alacak hiçbir eylemi kabullenmek ve de ağır bedeller ödemek istemiyoruz diyorlar.
Bizzat süreci yöneten, destekleyen, savunuculuğunu yapan kişiler,kurumlar, kuruluşlar, devlet büyüklerimiz bir nebze de olsa aynı kaygıları taşımıyorlar mı, benzer hisleri,duyguları yaşamıyorlar mı?
Eminmisiniz (!)
Dileğimiz ;
Korkularımızın,Endişelerimizin, Tedirginliklerimizin Giderilmesi.
Huzurumuzu Bozacak Her Hamlenin Bertaraf Edilmesi.
Varsayılan Her Olumsuz Girişimin Önüne Geçilmesi.
Bununla ilgili sayamadığım en kötü senaryoların top yekün “Auta” çıkmasıdır.
Sürecin ilerleyen zamanlarda ne getirip ne götüreceğini milletçe göreceğiz.
Vicdanen hassas içerikleri olan bir mesele.
Çok yönlü bilinmeyni olan bir denklem.
Teorikten pratikliğe geçildiğinde sonuçlarını,yansımalarını tam olarak göremediğimiz puslu bir vaka.
Yinede Terörsüz Türkiye süreci;
Yılarca prangalarına maruz kalınan terörü bitirmeye yönelik atılan büyük bir adım.
Barışın ve huzurun egemenliğini sağlayacak bir nişane.
Dökülen gözyaşlarının yerini, sevince bırakacak kutlu bir umudun vesikası.
……
Mustafa Kemal Atatürk Gençliğe Hitabesinde ;
Ey Türk İstikbalinin evladı!
Bir gün ,İstiklal ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda var.
En derin, saygılarımla..





