Sancak Gazetesi
SON DAKİKA
KÜLTÜR & SANAT

Habib-i Neccar Kimdir? Camii Nerede? Antakya’nın Kalbi Yeniden İbadete Açıldı

Habib-i Neccar, İslami gelenekte Yâsîn Sûresi’ndeki “şehrin öbür ucundan koşarak gelen mümin”dir. Adını taşıyan cami Kurtuluş Caddesi’nde, Anadolu’nun ilk camilerinden kabul edilir. 6 Şubat 2023’te yıkıldı; 27 Aralık 2025’te aslına uygun restore edilerek yeniden açıldı.

30 Ağustos 2026
Paylaş
Habib-i Neccar Kimdir? Camii Nerede? Antakya’nın Kalbi Yeniden İbadete Açıldı

Habib-i Neccar: Antakya’nın ortak hafızası

Antakya’da bir cadde adı, bir mahalle adı, bir dağ eteği ve bir cami aynı kişiyi işaret eder: Habib-i Neccar. Neccâr, Arapçada dülger, marangoz demektir. İslami kaynaklarda bu zat, Yâsîn Sûresi’nde adı anılmadan anlatılan müminle özdeşleştirilir. Hristiyan gelenekte ise İsa’nın elçilerine inanan erken dönem Antakyalı bir şahit olarak anılır. Bu yüzden yapı, yalnızca bir cami değil; iki semavi geleneğin aynı taşın altında durduğu nadir duraklardan biridir.

Kurtuluş Caddesi üzerindeki külliye, 6 Şubat 2023 depremlerinde kubbesi göçmüş, minaresi yıkılmış halde kaldı. Türbe enkazın altında kaldı. 1055 gün sonra, 27 Aralık 2025’te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı namazla yeniden ibadete açıldı. Restorasyonu Vakıflar Genel Müdürlüğü koordinesinde Konya Büyükşehir Belediyesi üstlendi.

Habib-i Neccar kimdir?

Kur’an-ı Kerim’de Habib-i Neccar’ın adı geçmez. Yâsîn Sûresi 13-29. âyetlerde bir “karye”ye iki elçi gönderildiği, halkın onları yalanladığı, şehrin uzak bir yerinden bir adamın koşarak gelip elçileri savunduğu, imanını ilan ettiği ve ardından öldürüldüğü anlatılır. Ona “Cennete gir” denir; inkâr eden halk ise bir sayha ile helâk olur. Klasik tefsirlerin büyük kısmı bu şehri Antakya, elçileri Yuhanna, Pavlus ve Şem‘ûn es-Safâ (Simun Petrus), koşarak gelen kişiyi de Habîb b. Mûsâ, Habîb b. İsrâil veya Habîb b. Mer‘î diye kaydeder. Mesleği için neccâr, kassâr veya ayakkabıcı rivayetleri vardır. Günlük kazancının yarısını ailesine, yarısını tasadduk ettiği; cüzzam nedeniyle şehir dışında ibadet ettiği anlatılır. İmanını açıkça söyleyince taşlandığı, linç edildiği veya hızarla şehit edildiği rivayetleri tefsir kitaplarında yan yana durur.

Sancak Gazetesi | Hatay Kültür | Özel Dosya

sancakgazetesi.com

TDV İslâm Ansiklopedisi bu özdeşleştirmeyi aktarır, ancak Kur’an’daki “karye”nin kesin olarak Antakya olduğunu tarihî olarak kanıtlamanın mümkün olmadığını da not eder. Yani Habib-i Neccar, hem tefsir geleneğinin hem de Antakya halk hafızasının figürüdür. Şehir onu “Sâhib-i Yâsîn” diye anar. Yâsîn kıssasının Antakya’daki yeri

Kıssanın özü tebliğ, tevhid ve yalnız kalınca bile hakkı söylemektir. “Şehrin öbür ucundan koşarak gelmek” ifadesi, Habib-i Neccar anlatısının en bilinen cümlesidir. Antakya’da bu sahne mekâna bağlanmıştır: türbe, cami ve Habib-i Neccar Dağı. Müslüman ziyaretçi Yâsîn’i okuyarak gelir; Hristiyan ziyaretçi aynı noktada havarilerin şehrine ve ilk inananlara bakar. Bu ortaklık tesadüf değildir. Antakya, Hristiyan adının ilk kullanıldığı kent olarak Hristiyanlık tarihinde merkezi yer tutar. St. Pierre Kilisesi birkaç kilometre ötede, havarilerin izini taşır. Habib-i Neccar külliyesi ise İslam

fethinden sonra bu hafızayı cami ve türbe olarak sürdürmüştür.

Habib-i Neccar Camii nerede?

Cami, Antakya ilçe merkezinde, Asi Nehri’nin doğusunda, tarihi Kurtuluş Caddesi üzerindedir. Uzun Çarşı’ya, eski Antakya dokusuna ve Habib-i Neccar Mahallesi’ne yakındır. Adres pratikte “Kurtuluş Caddesi, Habib-i Neccar Mahallesi”dir. Deprem sonrası kentin yeniden kurulmasıyla çevredeki sokaklar değişmiş olsa da külliye aynı yerdedir.

Ulaşım: Antakya merkezden yürüyerek veya kısa araç mesafesindedir. Ziyaret hem namaz vakitlerinde hem gündüz saatlerinde mümkündür; türbe bölümü camiyle aynı külliyenin içindedir.

Caminin tarihi: tapınaktan kiliseye, camiden yeniden camiye Yerin altında Roma dönemi pagan tapınağı olduğu kabul edilir. İslami anlatıya göre Antakya 636-638 civarında Hz. Ömer’in komutanı Ebû Ubeyde b. el-Cerrâh tarafından fethedilince burada Anadolu topraklarındaki ilk camilerden biri inşa edilir. Bu yüzden yapı “Türkiye Cumhuriyeti sınırları içindeki en eski cami” diye anılır. İlk

yapının taşları bugüne birebir ulaşmamıştır; süreklilik mekândadır. 968’de Bizans kenti geri alınca yapı kiliseye çevrilir. 1084’te Kutalmışoğlu Süleyman Şah Antakya’yı alınca yeniden cami olur. 1098 Haçlı fethinden sonra tekrar kilisedir. Yaklaşık 170 yıl böyle kullanılır. 1268’de Memlük Sultanı Baybars kenti alınca külliye cami olarak yeniden kurulur. Kitabelerde Baybars adı geçer; 1275

civarı yenileme tarihi kaynaklarda sık yinelenir. Osmanlı döneminde 17. yüzyılda barok üslupta minare eklenir. 1829, 1848-1858 onarımları belgelidir. 1853-54 depreminde yapı ağır zarar görür; Sultan Abdülmecid döneminde Osmanlı üslubunda yeniden inşa edilir. Taç kapıdaki 1858 tarihli kitabe bu evreyi mühürler. Şadırvan 19. yüzyıldandır. Cumhuriyet döneminde 1940’ta Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilir, 1985’te tescillenir. 2007’de bir onarım daha görülür.

Külliye ve türbeler

Habib-i Neccar yalnızca harimden ibaret değildir. Avlu, şadırvan, medrese odaları ve türbeler bir aradadır. Harime inen merdivenlerle yerin yaklaşık dört metre altına inilir. Burada Habib-i Neccar ve Şem‘ûn es-Safâ’ya izafe edilen mezarlar bulunur. Giriş tarafında Yuhanna ve Pavlos’a izafe edilen makamlar anlatılır. Bu dört isim, Yâsîn tefsirindeki elçi-mümin tablosunu mekâna taşır.

Sancak Gazetesi | Hatay Kültür | Özel Dosya

sancakgazetesi.com

İbn Battûta 14. yüzyılda Antakya’da Habib Neccar kabrini ve yanında yolcuya yemek verilen tekkeyi kaydeder. Evliya Çelebi de zaviyeden söz eder. Yani yapı uzun süre hem cami hem ziyaretgâh hem misafirhane işlevi görmüştür.

6 Şubat 2023: kubbe göçtü, minare düştü Kahramanmaraş merkezli depremler Antakya’nın tarihî çekirdeğini yerle bir etti. Habib-i Neccar Camii’nde kubbe tamamen çöktü, minare yıkıldı, kuzey beden duvarı ağır hasar aldı. Kıble duvarının bir kısmı ayakta kaldı. Türbe enkazın altında kaldı. 28 yıllık imam Fethullah Uğraş’ın anlatımıyla cemaat 1055 gün camiye hasret kaldı. Enkazdan 10 bin beden taşı ayrıştırıldı, numaralandırıldı. Afet Kazı Başkanlığı 181 mimari parçayı müzeye emanete aldı. Minberden 400 parça mermer, maden ve ahşap malzeme korundu. Bu envanter, sonraki

restorasyonun belkemiği oldu.

Yeniden ayağa kalkış: 27 Aralık 2025

Restorasyon Eylül 2023’te başladı. Yürütenler: Vakıflar Genel Müdürlüğü ve sponsor Konya Büyükşehir Belediyesi. İlke aslına uygunluk ve deprem performansının artırılmasıydı. Korunabilir duvarlar yıkılmadan güçlendirildi. Kubbe, eski ağır yükü azaltacak şekilde ahşap kirişler üzerine yeniden kuruldu, içeriden sıvandı, dışarıdan kurşun kaplandı. Minare taş işçiliği ve ahşap şerefe ile ihyâ edildi. Kalem işleri röleve üzerinden yenilendi. Avlu, şadırvan ve çevre düzenlemesi tamamlandı. Yapının içinde depremin izini hatırlatan üç küçük ayrıntı bırakıldığı açıklandı.

Cami 27 Aralık 2025’te Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katıldığı namazla açıldı. 2026 başında ilk cumalar doldu. Şubat 2026’da Vakıflar Genel Müdürlüğü, depremin üçüncü yılında uluslararası basına ihyâyı yerinde anlattı. Antakya için bu açılış yalnızca bir mabedin dönüşü değil; Uzun Çarşı ve eski kent dokusuyla birlikte “şehir yine burada” demenin simgesidir.

Ziyaret notları

• Konum: Kurtuluş Caddesi, Habib-i Neccar Mahallesi, Antakya.

• Durum (2026): İbadete ve ziyarete açık.

• Giriş: Cami olduğu için ücretsizdir; namaz vakitlerinde cemaate öncelik verilir.

• Türbe: Külliye içindedir; merdivenle inilir, sessizlik ve örtü kurallarına uyulur.

• Yakın duraklar: Uzun Çarşı, St. Pierre Kilisesi, Habib-i Neccar Dağı, Hatay Arkeoloji Müzesi.

• Giyim: İbadethane adabı. Fotoğrafta cemaati rahatsız etmemek esastır.

Sık sorulan sorular

Habib-i Neccar Camii açık mı?

Evet. 27 Aralık 2025’ten beri ibadete açıktır.

Anadolu’nun ilk camisi midir?

Yerel ve resmî anlatıda “Anadolu’nun / Türkiye sınırları içindeki en eski camilerden biri” kabulü vardır. İlk fetih camisinin tam taşları günümüze ulaşmasa da mekânın 7. yüzyıldan beri ibadet yeri olduğu gelenektir. Bugünkü görünür kitle büyük ölçüde Memlük-Osmanlı ve 2025 ihyâsıdır.

Sancak Gazetesi | Hatay Kültür | Özel Dosya

sancakgazetesi.com

Hristiyanlar da ziyaret eder mi?

Evet. Türbede havarilere izafe edilen makamlar nedeniyle yapı Müslüman ve Hristiyanlar için ortak ziyaretgâhtır.

Yâsîn Sûresi’nde adı geçer mi?

Adı geçmez. 13-29. âyetlerdeki mümin, tefsir geleneğinde Habib-i Neccar ile birleştirilir.

Neden hâlâ Antakya’nın kalbidir?

Habib-i Neccar, bir marangozun şehrin ucundan koşması kadar basit ve bir kentin inanç katmanlarını üst üste bindirmesi kadar derindir. Deprem minareyi düşürdü; ezan 1055 gün sonra aynı avludan yeniden okundu. Taşlar numaralandı, kubbe hafifletildi, türbe açıldı. Sancak toprağında bu cami, yıkımın ve dirilişin aynı cümlede durduğu yerdir.

Antakya’yı gezenler St. Pierre’i, müzeyi, Uzun Çarşı’yı listeler. Listenin başına Habib-i Neccar’ı yazmak, şehrin hem Yâsîn’ini hem havarisini hem de 6 Şubat’tan sonraki nefesini okumaktır.

Haber İçi Reklam (haber metninde 2 kez görünür)
Bu haber hakkında ne düşünüyorsun?
Haber Detay Yan Kutu 1
Haber Detay Yan Kutu 2